Boya Rulosu Nedir?, Hangi duvar yüzeyinde, hangi rulo kullanılır?, Rulo seçimi nasıl yapılır?

Uzun tüylü rulolar (18-24 mm) plastik ve dış cephe boya uygulamasına,  kısa tüylü rulolar (10-12 mm) saten boya uygulamasına uygundur.Mercan rulolar grenli (tekstürlü) boyaların uygulanması için tasarlanmıştır.

Temizlik ; Su bazlı boyaların kullanımından sonra rulodaki boyayı su ile yıkayın ve sabunlu sudan geçirin,silindiri aşağı gelecek şekilde asarak saklayın.Sentetik bazlı bir boya kullanılmış ise; ruloda kalan boya sıyrılarak mümkün olduğunca alınır ve sentetik tiner ile temizlendikten sonra sabunlu sudan geçirilerek,silindiri aşağı gelecek şekilde asılarak saklanır.Tekrar kullanımdan önce kullanılacak boyanın incelticisi ile nemlendirilmelidir.

Kireç Nedir?, Badana Nedir?, Kireç uygulanmış yüzeylerde ne yapmalıyım?

KİREÇ-BADANA

Yakın zamana kadar tüm kooperatif ve lux diye tabir edilen tüm kamu binaları ve konutlarda kullanılırdı. Hala Anadolu’ da kullanılmaktadır. Kireç, Anadolu’da ağaç ve kalın gövdeli çiçeklerin gövdelerini haşere ve böceklere korumanın yanında, duvarları (iç-dış) temiz bir görüntü oluşturmak veya sonraki boya sarfiyatını azaltmak için kullanılırı. Kireç badana aslında söndürülmüş kireç taşının su ile inceltilerek uygulanmasıdır. Kuruduğu zaman yüzeyde toz tabakası oluşturur. Anadoluda içerisine sıvı yağ, tutkal, tuz ilave edilmesine rağmen ( boyaya yakın özelliği sağlamak) sağlam olmayan kötü bir alt yapı oluşturur. Yüzeyden tamamen uzaklaştırılmadığı sürece, üzerine gelecek boya film kalınlığının ağırlığına göre tavan ve duvar yüzeylerde tabakalar halinde yüzeyden dökülmelere yol açar. Badana da kireç ve suyun karışımı ile oluşur. Çoğu zaman toz boya ile renklendirilir.

Kireç, badana uygulanmış yüzey mutlaka tel fırça ile temizlenmeli ve tozu alınmalıdır. Bu işlemden sonra üzerine su bazlı şeffaf astarlar veya şeffaf solvent bazlı astarlar yüzeyde film oluşturmayacak şekilde uygulanmalı ve seçilecek son kat boya bu işlemden sonra uygulanmalıdır.

Renkler, Renklerin Uyumu, Colors

Işığın gözün retinasına değişik biçimde ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır . Renk, çevredeki etkenlere göre gözümüz tarafından farklı algılanabilir. Binaların cephelerinin ışığı farklı noktalardan alması, havanın açık ya da kapalı olması, güneş ışığının durumu, sabah öğlen ve akşam saatlerinde aynı cephelerde renk farklı görünebilir. İç cephelerde ışık kaynağının çeşidi, odadaki eşyaların konumu ve renkleri bile aynı rengin farklı duvarlarda daha farklı görünmesine sebep olabilir. Bu sebeple yapmak istediğimiz rengi mutlaka gün ışığında seçmeli ve numune yapmalıyız. Aksi taktirde kapalı bir havada bize çok koyu gibi görünen renk, güneşli havada açık görünebilir. Biz sadece kapalı havalarda görüp rengi değiştirmeye karar verirsek anlamsız yere renk değiştirmiş oluruz.

Ana Renkler:

Mavi : Dinlendiriciliği ve edilgenliği anlatır. Koyu tonlarda ya da yoğun olarak kullanıldığında moral bozan, kasvet veren, açık tonlarda ya da beyazla karışık kullanıldığında, yatıştırıcı ve güven veren bir etki yaratır. Sınırsızlığı ve uzak bakışlılığı simgeler. Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha az yaramazlık yaptığı saptanmıştır.

Sarı : En parlak renk. Dikkat çeker, bu yüzden uyarı ışıklarında sarı tercih edilir. Ayrıca dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sonbaharın da baskın renkleri sarı ve sarı-turuncu, duygularımızı yakalayan, güçlü bir çekiciliğe sahiptir. Neşeyi anlatır. Sarı zeka ,incelik ve pratiklikle de ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin sembolüdür. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür

Kırmızı: En uzun dalga boyuna sahip olan kırmızı renk, özellikle de koyu bir arka plan ile birlikte kullanıldığında öyle şiddetlidir ki, bir görüntüde yer alan küçücük kırmızı bir leke bile görüntünün her yerini etkiler. Bu renk canlılık ve dinamizmle ilgili bir renktir. Mutluluğu temsil eder. Kırmızı renk, fiziksel olarak; ataklığı, canlılığı ve duygusal bağlamda; bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı gösterir.İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır.

Diğer renkleri karıştırarak bu renkleri elde edemezsiniz. Ancak ana renkleri karıştırarak farklı renkler elde edersiniz. Mavi sarı ile karışırsa Yeşil olur. Kırmızı Sarı ile karışırsa Turuncu olur. Kırmızı mavi ile karışırsa Mor olur.

Sıcak Renkler

Boyanması gereken mekânın konumu renk tercihinde önemlidir. Boyanacak mekânın konumu kuzey yön ise sıcak renklerle (kırmızı, sarı, turuncu) boyanması halinde sıcak bir atmosfer oluşturmak mümkündür. Özellikle bu renkler daha çok bar ve restaurantlarda kullanılır.

Soğuk Renkler

Boyanmak istenilen mekân konum olarak güneyde ise bu durumda soğuk renklerle (mavi, mor, yeşil, gri) boyanarak soğuk bir atmosfer oluşturulabilir.

Uyumlu Renkler

Genel olarak renk kartelalarında birbirini takip eden ve yanı renk tonlarından açığa doğru yönelmesiyle oluşan ve insanda bir ahenk uyandıran renklerdir. Bu renkler insana rahatlık hissi verir.

Zıt-Kontrast Renkler

Renk kartelalarında farklı sayfalarda bulununan ve farklı tonlarda olan renklerin bir biriyle uyumsuzluğu ile oluşan renklerdir. Bu renkler doğru seçilerek kullanıldığında birbirini tamamlar. Özellikle dekorasyon dergileri ve yaygınlaşan cafelerde zıt renkler yoğun olarak kullanılmaktadır.

Açık Renkler

Bu renk tonları daha çok ferah ve iç rahatlatıcı olduklarından küçük mekanlarda tercih edilirler. Aynı zamanda hastane ve kliniklerde yoğun kullanılırlar.

Koyu Renkler

Bu renk tonları daha çok geniş mekanlarda veya barlarda tercih edilir. Mekanı daha dar gösterdiğinden büyük alanlarda kullanılır.

Astar, Hangi Astarı Seçmeliyim?, Boya Astarı Nedir?

ASTARLAR

Boyanacak yüzeyin cinsi, boyadan beklenen özellikler boyanın içinde bulunacağı ortam, uygulama yöntemi , şartnameler, boyanın seçimini belirleyen önemli etmenlerdir. Burada unutulmaması gereken en önemli konu uygun ASTAR seçimidir. Son kat boyayı uygun seçseniz dahi, yanlış astar seçim yada kullanımı sonucunda ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bazı firmalar bizim boyalarımız astar gerektirmez diyebiliyorlar. Böyle bir açıklama söz konusu olamaz. Evet son kat boya astar yerine kullanılabilir, ancak astar gibi uygulanacak yüzeylerin porlarına dip noktalarına emprenye olmaz. Bu sebeple, üretici firmanın önerdiği astarlar tercih edilmelidir. Doğru astar kullanımı ile sağlam bir altyapı (temel) oluşturmuş olursunuz. Astarların aşağıda belirtilen görevleri vardır:

1)Aderans (yüzeye iyi tutunmayı) sağlar. Üzerine gelecek boya tabakaları için, sağlam bir temel oluşturur.,

2)Homojen emiş ve altyapı sağlar. Bu sayede yüzeyde aynı rengin farklı görünmesini engeller.

3)Sarfiyatı azaltır. Sağlam ve doygun bir altyapı  sağladığından, sarfiyat azalır.

4)Bazik/alkali etkilerden son kat boyayı korur. Bu sebeple beton ve sıvalardan gelebilecek negatif etkilere bariyer oluşturur.

5)Boyanın örtücülüğüne yardımcı olur. Emiş ve altyapıyı honojen hale getirdiğinden, örtücülüğe ciddi destek sağlamış olur.

İç cephelerde, ham sıvalı yüzeylerde, eski boyalı yüzeylerde, sentetik boyalı yüzeylerde su bazlı boyaya geçişlerde, hazır macunlu yüzeylerde pigmentli astarlar/geçiş astarları kullanılmalıdır.

Kireç, alçı, badana gibi çok emici yüzeylere şeffaf karakterli astarlar kullanılmalıdır.Bu astarlar uygulanırken yüzeyde tarama, perdahlama yapılmamalıdır. Yani rulo veya fırça aynı yüzeyde birden fazla tur attırılarak uygulanmamalıdır. Aksi taktirde yüzeyde camımsı bir film tabakası oluşur. Yüzeyde camımsı bir tabaka oluşmuşsa, yeterli örtücülük sağlanamz, yüzeyde dalgalanma, çatlama, büzüşme, parlama görülür. Böyle bir durum tespit edilmişse, yüzeyin zımpara veya mekanik yöntemlerle parlaklığı alınmalıdır. Bir başka çözüm yöntemi, yüzeyin sık olarak çentiklenmesi ve yeniden alçı ve/veya yüzey düzeltme macun-harçlarıyla yeniden hazırlanması gerekmektedir. Yada mevcut problemli yüzeyin, cam tekstil yüzey kaplama malzemeleriyle uygulama yapılması çözüm sunar.

Özellikle konsantre olan astarların mutlaka üretici firmaların belirtildiği şekilde inceltilmesi ve uygulanmasına azami dikkat gösterilmelidir.