Boya ve Kaplama Uygulama Araçları ?, Fırça?, Rulo?, Spatula?, Mala?, Boya Uygulama Makineleri?

Boya ve Kaplama Uygulama Araçları 

1.Fırça

2.Rulolar

3.Boya Uygulama Makineleri (Airless, Kompresörlü)

4.Spatula&Malalar

1.FIRÇA

Öncelikle 1 inc=2,54 cm dir. Dolayısı ile fırça üzerindeki 1, 2, 3 gibi rakamlar inç ölçüsünü ifade etmektedir.

Kapı ve pencere doğramalarında ½, 1 ve 1.5 inç fırçaların, geniş kapı ve ahşap yüzeylerin boyanmasında 2, 2.5 ve 3 inç fırçaların, parke ve duvar yüzeylerinde 4.5 inç fırçanın, kestirme için çeşitli ebatlarda kestirme fırçalarının kullanılması uygulama kolaylığı sağlar. Ayrıca badana yapılacak kaldırım ve geniş yüzeylerde takoz ve/veya izmir fırça kullanılır.

Fırçalar genellikle astar katlarında uçları alışsın diye kullanıldıktan sonra, son kat boya işlemine geçilir. Yüzey zımpara ve temizliği yapıldıktan sonra, fırça kıllarının yarısı boya veya verniğin içine daldırılıp süzüldükten sonra uygulamaya geçilir. Uzun süre kullanılmayacaksa boya incelticisi ile temizlenerek dik olarak asılır. Kısa süreli aralarda hava almayacak şekilde naylon içine koyulup ağzı sıkıca bağlanarak korumaya alınır. Sonrasında uygulamaya devam edilir.

2.RULO

En yaygın kullanılan boyama aracıdır. Uzun tüylü rulolar (18-24 mm) plastik ve dış cephe boya uygulamasına, kısa tüylü rulolar (10-12 mm) ise yarı mat , ipek mat boyalarda kullanılır. Mercan rulolar grenli (tekstürlü) boyaların uygulanması için tasarlanmıştır.

Rulolar kullanılacak boya incelticisine daldırılıp, temizlendikten sonra son kat boya ve astar uygulamasına geçilir. Kısa süreli aralarda ağzı hava almayacak şekilde naylon bir poşete koyulur. Uzun süre kullanılmayacaksa, boya incelticisi ile temizlenir ve son olarak ılık arap sabunlu su ile yıkanıp, dik olarak asılarak kuruması sağlanır.

Posteki Rulolar

Genellikle koyun,kuzu postundan yapılan boyalardır. İç dış cephe boya işlerinde kullanılırlar. Özellikle serpme, tarak mozaik, dekoratif sıvaların boyanmasında uzun tüylü rulolar kullanılmalıdır. Ancak grensiz düz yüzeylerde uzun tüylü rulolar yerine kısa tüylü rulolar kullanılmalıdır. Aksi taktirde yüzeyde baloncuk şeklinde kabarcıklar oluşur.

Sünger rulolar

Genellikle su bazlı mat plastik iç cephe boyaların uygulanmasında kullanılır. Su bazlı dış cephe boyalarında da kullanılabilir.

Mercan ve Kalın Delikli Sünger Rulolar

Mercan rulolar genellikle textürlü grenli olan sarfiyatı 0,8-2 kg/m2 olan kaplamaların yüzeye desen verilmesinde kullanılır. Kalın delikli sünger rulolar ise, sarfiyatı 2-4 kg/m2 olan kalın desenli kaplamalara desen verilme işleminde kullanılır.

Kadife Rulolar

Solvent bazlı boyalar ve verniklerin yüzeye uygulanmasında kullanılır.

3.BOYA PÜSKÜRTME MAKİNELERİ

Özellikle airless yani havasız (kompresör olmadan kullanılan) boya makinelerinde diyafram ve piston yardımıyla çalışan boya makineleri mevcuttur. Bu makinelerle vernik, sentetik boyalar, su bazlı iç dış boyalar ve grenli-textürlü kaplamalar ve kullanıma hazır macunlar uygulanabilir. Dakikada 4 Lt ve üzerinde olan makineler kapasite itibarıyla daha güçlü olduklarından grenli ve hazır macunlar bu makinelerle uygulanır. Onun dışında bu makineler gerekli maskeleme ve koruma örtü önlemleri alınmak şartıyla dakikada ortalama 4 m2 alanı boyamaktadırlar. Makinelerde tabanca bölümünde bulunan memeler yardımıyla boyama işlemi gerçekleşir. Her boyanın cinsine göre meme ölçüsü ve uygulanacak açı genişliği üretici firmalar tarafından verilir.

Boya makinelerinde en önemli konu temizliktir. Boya uygulamasına başlamadan önce kullanılacak boya cinsine uygun inceltici makineden dolaştırılır ve sonrasında son kat boya işlemine geçilir. Yine işlem tamamlandıktan sonra, son olarak kullanılan boya incelticisine uygun inceltici ile temizlik yapılarak işlem tamamlanır.

Ayrıca kompresörle çalışılan boya makineleri genellikle badana ve fasarit işlemlerinde kullanılır.

Üstten hazneli boya makineleri ise, daha çok otomotiv ve mobilya sektöründe kullanılmaktadır. Bu tip kompresörlü makinelerde ciddi el becerisi gerekmektedir. Oysa airless sistemlerde, ürünü el sabit şekilde  yüzeyden ortalama 35 cm uzakta tutarak 150 m2 lik bir duvarda kolayca beceri kazanabilirsiniz.

4.SPATULA&MALA

Spatulalar yüzeysel tamirat ve yoklama işleminde 3-15 cm kullanılır 15 cm ve üzerindeki spatulalar geniş duvar veya tavan yüzeylerinde kullanılmaktadır.

Çelik malalar ise çimento esaslı ve/veya kullanıma hazır sıvaların yüzeye homojen yayılması için kullanılır. Desen verme işlemi için ise, plastik malalar kullanılmaktadır.

Astar, Hangi Astarı Seçmeliyim?, Boya Astarı Nedir?

ASTARLAR

Boyanacak yüzeyin cinsi, boyadan beklenen özellikler boyanın içinde bulunacağı ortam, uygulama yöntemi , şartnameler, boyanın seçimini belirleyen önemli etmenlerdir. Burada unutulmaması gereken en önemli konu uygun ASTAR seçimidir. Son kat boyayı uygun seçseniz dahi, yanlış astar seçim yada kullanımı sonucunda ciddi sorunlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bazı firmalar bizim boyalarımız astar gerektirmez diyebiliyorlar. Böyle bir açıklama söz konusu olamaz. Evet son kat boya astar yerine kullanılabilir, ancak astar gibi uygulanacak yüzeylerin porlarına dip noktalarına emprenye olmaz. Bu sebeple, üretici firmanın önerdiği astarlar tercih edilmelidir. Doğru astar kullanımı ile sağlam bir altyapı (temel) oluşturmuş olursunuz. Astarların aşağıda belirtilen görevleri vardır:

1)Aderans (yüzeye iyi tutunmayı) sağlar. Üzerine gelecek boya tabakaları için, sağlam bir temel oluşturur.,

2)Homojen emiş ve altyapı sağlar. Bu sayede yüzeyde aynı rengin farklı görünmesini engeller.

3)Sarfiyatı azaltır. Sağlam ve doygun bir altyapı  sağladığından, sarfiyat azalır.

4)Bazik/alkali etkilerden son kat boyayı korur. Bu sebeple beton ve sıvalardan gelebilecek negatif etkilere bariyer oluşturur.

5)Boyanın örtücülüğüne yardımcı olur. Emiş ve altyapıyı honojen hale getirdiğinden, örtücülüğe ciddi destek sağlamış olur.

İç cephelerde, ham sıvalı yüzeylerde, eski boyalı yüzeylerde, sentetik boyalı yüzeylerde su bazlı boyaya geçişlerde, hazır macunlu yüzeylerde pigmentli astarlar/geçiş astarları kullanılmalıdır.

Kireç, alçı, badana gibi çok emici yüzeylere şeffaf karakterli astarlar kullanılmalıdır.Bu astarlar uygulanırken yüzeyde tarama, perdahlama yapılmamalıdır. Yani rulo veya fırça aynı yüzeyde birden fazla tur attırılarak uygulanmamalıdır. Aksi taktirde yüzeyde camımsı bir film tabakası oluşur. Yüzeyde camımsı bir tabaka oluşmuşsa, yeterli örtücülük sağlanamz, yüzeyde dalgalanma, çatlama, büzüşme, parlama görülür. Böyle bir durum tespit edilmişse, yüzeyin zımpara veya mekanik yöntemlerle parlaklığı alınmalıdır. Bir başka çözüm yöntemi, yüzeyin sık olarak çentiklenmesi ve yeniden alçı ve/veya yüzey düzeltme macun-harçlarıyla yeniden hazırlanması gerekmektedir. Yada mevcut problemli yüzeyin, cam tekstil yüzey kaplama malzemeleriyle uygulama yapılması çözüm sunar.

Özellikle konsantre olan astarların mutlaka üretici firmaların belirtildiği şekilde inceltilmesi ve uygulanmasına azami dikkat gösterilmelidir.

Kullandığım boya arttığında ne yapmalıyım?

Artan boyanızı tekrar kullanabilmeniz için, boyanızın incelticisi solvent ise tinerle, su bazlı ise suyla; boyanın üzerini iki parmak geçecek şekilde ilave edilmeli kuru ve serin bir yerde ağzı iyi kapatılarak +5  °C ile +25 °C ısısı olan bir yerde saklanmalıdır. Özellikle solven bazlı boyalar ters çevrilerek saklanmalıdır.

.

Duvar kağıtlarımı nasıl sökerim?

Duvarkağıdını yüzeyden kaldırmak için farklı yöntemler bulunmaktadır. Bunlardan en çok kullanılan yöntemler aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır:

1) Hazır olarak satılan duvar kâğıdı sökücüler; kullanım şekli ambalajları üzerinde tanımlanmaktadır.

2) Ilık su: Bir kovaya alınan ılık su geniş ağızlı ve yumuşak bir fırça yardımı ile yüzeye sürülür. Sürme işleminden takribi 3-5 dakika sonra duvar kâğıdı bir spatula yardımı ile yüzeyden kazınır.

3) Ilık su + Sirke karışımı: 1/1 oranında hazırlanan sirke su karışımı geniş ağızlı ve yumuşak bir fırça yardımı ile bir şekilde yüzeye sürülür. Sürme işleminden takribi 3-5d  dakika sonra duvar kâğıdı bir spatula yardımı ile yüzeyden kazınır.

California and Mexico, Kaliforniya ve Tijuana, San Fransisco, Los Angeles, Tijuana

Dünyadaki en iyi şarapların Napa Vadisinde olduğunu yada dünyanın en yüksek ve geniş çaplı ağaçları olan, general sharman ağaçlarının sequola milli parkında olduğunu biliyor muydunuz?Yani anlayacağınız gibi San Fransisko’da (SFO) olmanız için çok sebep var. Ama en önemli sebep bu güzel yerleri kiminle gezdiğinizdir yanınızda kim olduğudur yine aslında. Sadece bu güzel kırmızı renkli köprünün ölmeden önce görülmesi gerekenler arasında yer aldığını biliyor muydunuz? Golden Gate’ den bahsediyorum.

Golden Gate

Golden Gate                                                                                                                                       tabiki; çelikten yapılan ve yatay düşey hareketlere yani depreme max ölçüde karşılık verecek bir tekniğe sahip olan bu simgeden.

Golden Gate

Golden Gate                                                                                                                           Üzerinde yürünebilen ve aşağıya baktığımızda pasifik okyanusu güzelliğinde deniz arslanları ve pelikanları özgürce süzülürken görebileceğiniz bir simgeden.

Pier 39-Deniz Aslanları/Sea Lions

Pier 39-Deniz Aslanları/Sea Lions                                                                                              Ama  ben bisikletle geçeyim bu köprüyü diyorsanız aşağıda Fishermenswarf Pier 39

20160822_124436

civarında kiralama işlemini yapabilirsiniz köprü üzerinde bisiklet kiralama işlemi yok maalesef. 2 saatlik bisiklet kiralama 20 $ civarında. Tepelerden oluşan ve cadde sokaklarda geniş amerikan arabalarının tekerleklerinin yerden havalanıp uçmalarını birçok dizi ve filmden hatırlarsınız ve siz canlı film platosundasınız. Onun dışında Alkatraz ve orda konaklamış Al Capone gibi efsane suçluların bulunduğu ve filmlerin çekildiği bu adaya yine Pier 39 dan tur satın alabilirsiniz. San Fransisko, okyanus kenarındaki deniz arslanları ve nefis bir şehircilik florası ile sizi büyüleyecek. Aslında gündüz iniş yapıyorsanız ve cam kenarındaysanız zaten SFO yukardan kuş bakışı görünümü daha şehre inmeden havadayken etkisi altında bırakacak sizi. Uçağımız indiğinde 30 Ağustos 2015 ve saat farkımız 10 saat olduğundan 13 saatlik uçuşumuz 3 saat gibi oldu aynı gün iniş yaptık. Dönüşte şansımız ters dönecek tabi. Önce arabamızı aldık ve airbnb ile kiraladağımız evimize akıllı telefonumuza yüklediğimiz gps le ulaştık yerleşim işleminden sonra güzel bir uyku çektik tabiki…Motosiklet sevdalısı olduğumuzdan 🙂 önce bu malzemeleri satan dükkanları şöyle bir ziyaret ettikten sonra Downtown da güzel bir kahve molası verdik ve Fishermen’s Pier 39 indik. Burada kase olarak kullanılan ekmek içerisinde midye çorba bir gelenek. Fiyatlar ayakta ve/veya seçeceğiniz restauranta göre değişiyor. Fiyatlar genel olarak yüksek paranız bir yıl olmadan $ karşısında %40 değer kaybedince nasıl bir kayıp yaşadığınızı seyahatlerde anlıyorsunuz. Bu yüzden birçok konuda seçici olmaya özen gösterdik ve güzel bir bira ile yuvarlak ekmeğin tabak olarak kullanıldığı midye çorbasını Pier 39 içindeki restaurantlardan birinde afiyetle yedik. Sonra biraz alışveriş ve Lumbardo kıvrımlı küçük tepedeki dik sokağı

Lumbardo Yolu

Lumbardo Yolu

Ve Painted Laddies Evleri turumuzu tamamladık.

20160822_124759

Arkasından tekrar şehrin kalbi olan Çin Mahallesi’ne dadandık.20160822_124944

Aracınız varsa park yeri sorunlu ve kırmızı çizgili kaldırıma araç bırakmayın. Ancak ev kiralamışsanız ev sahibinde park kartları oluyor onu cama asmanız gerekiyor, aksi taktirde 75 $ ceza almanız yüksek. Çin mahallesi üzerindeki tepeler güvenli çok yer ücretsiz bırakıp yürüyerek inip yokuş yukarı cable car (ünlü tramvayları) denemelisiniz. Aracınızı yokuş aşağı ve yukarı park ederken ön lastikleri kaldırıma tam kırarak park etmelisiniz, aksi taktirde ceza yersiniz.20160822_125053

Özellikle Marina da nefis Cafeler var. Herbiri farklı ve özgün tarzda. Çin mahallesinde bir yer varki burada noddle deniz mahsullü nefis ve fiyatlarda uygun. Alış veriş zevkinizin kursağınızda kalmasın diyorsanız indirim günlerini veya USA bayramlarını takip etmelisiniz derim. Artık tamam yavaş yavaş hazırlanıp havalimanına yöneliyoruz ve iç hat uçuşu ile Los Angeles dayız. Melekler şehrine indik.20160822_125244Öncelikle burada müdavimi olduğumuz gerçek Amerikan Kahvaltısı için Norms Restaurant’larına yöneliyoruz. Sonrasında public park denen parklarda 90 Dk ücretsiz olduğundan birkaç kez bu işlemi deniyoruz Türk aklı işte:)Burada biraz turladıktan  sonra Beverly Hills ‘de bir tur atıyoruz. Burada kahvaltı ve yemek için olmazsa olmazlarımızdan biri Norms restaurant zincirleri mutlaka buraya yemek ve/veya kahvaltı için uğramalısınız kahve seçerseniz sınırsız geliyor bilginize… Şimdi Venice Beach tarafındayız Hotel California 1969 şarkı kulaklarımızda kahvemizi yudumluyoruz. Sonrasında üzülüyoruz çünkü Rose Cafe tadilatta ve Abbot Kinney denen caddeye yöneliyoruz nefis butik mağaza ve cafeler var.20160822_125354Mutlaka uğrayın diyorum herbiri nefis mağazalar ve keyifli bir cadde. Tabiki mall dediğimiz outletlerden ikisi Preminium serisi en iyisi ve en büyüğü biri San Diago Meksika sınırındaki güneyde yer alan Las Americas diğeri Santa Barbara yönüne kuzeydeki Şimdi aşağıya iniyoruz20160822_125557önce long beach programı ile motosiklet malzemelerine göz atıyoruz ve hazır sınıra inmişken haftasonu Tijuana olsun diyoruz aslında San Dieago konaklama oldukça pahalı hakkımızı Tijuana dan yana kullanıyoruz ve yola koyuluyoruz. Los Angeles 8 şerit betonarme yollar her yan bağlantıdan ana yola çıkarken dahi trafik ışıkları yeşil yanınca çıkıyorsunuz ve her kavşakta şehir içinde stop yazıları var zeminde oraya gelip etrafa bakıyorsunuz sonra harekete etmek zorundasınız yani bu güvenlikte ekstra durum olmazsa kaza zor. Otoyollarda ise en sol şerit iki ve üzerinde kişi varsa arabada kullanımınıza açık aksi halde 300 $ ceza var güzel uygulama doğrusu bunlarla birlikte birden Tijuana ya geçiyoruz. Fark iki şehir aradında iki ülke arasında siyahla beyaz gibi nerdeyse.20160822_125804

Önce otelimize gidiyoruz sınırdan elinizi kolunuzu sallayarak hiçbir sorgulama pasaport kontrolü olmadan geçiyoruz…bavulları bırakıp iyi bir tacosçu arıyoruz daha önce tespitimiz vardı aracımızı güvenli bir yere bırakıyoruz ama trafik İstanbul’dan beter ve herkes minibüs şöforü gibi kollar dışarda her şeriti kullanmak kırmızıda geçmek serbest çoğu zaman. Ama siz yinede ışıklara uyun. Sonra meşhur tacoscu dayız…20160822_130105Tacos El Franc…ortaya turp közde soğan lime ve sangira içecek eşliğinde et ve tavuklu karışık 6 adet nefis tacosları mideye indiriyoruz sonra şehirde tur atıp akşam meşhur Revulation Caddesine göz atıyoruz.20160822_125903Alış veriş mağazaları kismen açık deri el yapımı eşyalar ve seramikden kurukafalar. Rengarenk her yer….Müzik heryerde sonra bir yerde iki özel Meksika birasıyla karides güveç yiyoruz ve kendimizi klüplerden birine atıyoruz. Canlı müzik var ve sahnede tekila, margarita coconat ve corona bira ile sonluyoruz geceyi sabah otelimizde yine Meksika yemekleri ile bir kahvaltı sonrasında meşhur pazarı Hidalgo Mercado olan sebze meyve biberlerin yer aldığı yere atıyoruz ve tekrarında revulation caddesinde eksik alış verişlerimizi tamamlayıp sınıra koyuluyoruz trafik yoğun çünkü sınırda Amerikalılar sorguluyorlar…20160822_130009

Kuyruktayken her tür satıcı arabamızın kenarında ellerinde top saydıran bayrak satan tulumba benzeri yiyecek satanlar bayrak kurukafa seramik satanlar tekila bardak takımları ne arasanız var bir an Eminönü’nün karmaşasında zannediyorsunuz kendinizi. Sıra nihayet bize geliyor görevli memur ne için geldiğimizi soruyor…Bende iyi bir tacos yemeğe diyorum kısa bir sohbet ardından geçiyoruz. Bir arkadaşımızdan bu noktada şüphelendiklerini ve 2,5 saat lastik içlerine kadar arandıklarını biliyorum.Yine USA dayız ve doğru alış veriş ama zamanımız yetmiyor tabiki sabah yine aynı yere geliyoruz ve final San Dieago Fashion Valley deyiz. Ve Torrance da konaklıyoruz eksiklerimizi tamamlayıp havalimanı yoluna koyuluyoruz dönüş vakti…Hava da pırıl pırıl bekle bizi melekler şehri diyoruz veda ediyoruz…

Endülüs Bölgesi, Araçla Endülüs Lizbon, Endülüs, Andalusia, Andulus, Cordoba, Granada,Seville, Lizbon, Lisboa, Lisbon

Arabayla hem Endülüs hem de Lizbon olur mu? Böyle başlamıştık, sonra neden olmasın dedik ve planı yaptık. Evet bu bloglarda bulamayacağınız güzel bir gezi detayıdır. Önce aracımızı kiraladık en uygunu www.malagacar.com  güzel bir araç aldık. Hazırlıklıyız akıllı telefonumuzda Portekiz ve İspanya gps yüklü araç ayarlarından bluetooth bağlantımızıda yaptık ve hazırız müzik ile diğer bilgiler için, ayrıca yanınızda müzik için usb bulundurmanızı öneririm. Yer Endülüs olunca Luz Casal’sız olmaz tabi:)

Unutmayın dışarıdan shuttle bus ile giderek yakın bir noktadan teslim alıyorsunuz aracınızı. Biz 5 güne bu programı sığdıracağımızdan ortalama 1850 km yol yapacağız ve Malaga’ yı es geçiyoruz (Vaktimiz olsa Picasso Meydanı’nda tapas keyfi yapacaktık.). Cordoba-Granada-Sevilla-Lizbon  olacak programımız. Aracı yarım depo teslim alıp boş depo bırakmanızı tavsiye ederim. Yarım depo için güncel 40 € ödüyorsunuz aklınızda olsun. Aracı bu zaman dilimi için 57 € kiraladık genel sigorta var. Mazot litre iki ülkede 1,13-1,29 Lt/€ arasında değişiyor bilginiz olsun. Lizbon’u programdan çıkarırsanız Endülüs ortalama 1000 km dir. Ama Lİzbon’u çıkarırsanız çok yanılırsınız. Lezzet duraklarını ve güzel yedi tepeli bir şehri, Fado’yu es geçersiniz.

Cordoba Cami

Cordoba Cami

Kordoba

Şimdi hedefimiz Cordoba  (2 saat 3 dakika/167 km) buradaki muhteşem camiyi  yani katedrali göreceğiz. Müslümanlar, Tarık bin Ziyad kumandasında 711 yılında İspanya’ya geçip, buraları zaptettiler. Kurtuba (Cordoba) şehrini kendilerine başşehir yaptılar. Yarı vahşi bir görünüşü olan bu şehri, tam bir medeniyet merkezi haline getirdiler. Büyük bir saray, hastaneler, medreseler yaptılar. Bunların yanında bir de büyük cami (üniversite) kurdular. Avrupa’da ilk kurulan üniversite budur. O zamanlara kadar Avrupalılar çok geride kalmışlardı. Müslümanlar onlara ilim, tıp öğrettiler ve hocalık yaptılar. Cami yapılırken Endülüs Devletini kuran birinci Abdurrahman cami yerini seçmiş ve bir hristiyana ait olan bu yere el koymamıştır. Araziye ederinin fazlasını vermiş ve alınan paralarla 3 kilise inşa edilmiştir. Cami dünyada sütün mermer mühendislik açısından bir şahaserdir. Sutünlardan bir orman yer alır adeta içeride…785 yılında yapılan cami iki senede tamamlanmıştır. İçinde muhteşem bir altın mimber 1492 din savaşları sırasında talan edilmiştir. Ve 1419 sutündan çoğu o zaman parçalanmış ve şu anda bu sütunlar 812 ye düşmüştür. Kurtuba’daki caminin adı bugün “La Mezquita Kilisesi”dir. Bu kelime “Mescid” isminden gelmektedir. Yani, hala bu bina mescid ismini taşımakta, onu ziyaret edenler, bir kilise değil, İslam medeniyetinin büyük ve haşmetli bir eseri olarak görmektedir. Neyse canımız sıkıldı biraz, böyle bir şahaser nasıl gizlenir harap edilir. Cami cami olarak kilise kilise olarak sinagog sinagog olarak kalsa ne olur ne kaybederiz. Çok şey kazanırız aslında…Çıktık çok güzel bir bahçesi var bu alanın portakal bahçeleri ve çiçek kokuları…Sonra biraz atıştırdık ve istikametimiz Granada yollar konusunda (3 saat /166 km ) gecikince işi garantiye alıp, Granada öncesinde güzel bir yerde yemeğimizi yedik en pahalı hesabı ödedik 3 kişi 80 € tabiki bu bölgeye göre.

El-Hamra

El-Hamra

Ve Granada’yız Endülüsün kalbi bence El-Hamra Sarayı’dır. Sierra Nevada Dağı’nın eteklerine kurulan Sabika Tepesi’nden Granada’ya bakan El Hamra ise sizi selamlıyor.

El-Hamra

El-Hamra

Birazdan fethedecek ruhunuzu. Cenneti dünyada göreceğiniz bu kırmızı tuğla ve kil ip gibi dizilmiş kiremitli çatılar ve içeri girğinizdeki taş, ahşap, seramik ve işçiliklerinde sadece susacaksınız ve ruhunuz bu muhteşem yapının inşa edildiği 700 lü yıllara götürecek sizi belki bir odada belki nakış gibi işlenmiş bir taş yada bir renkli seramik sizi yüreğinizden vuracak hayretler içinde kalacaksınız. Yeryüzündeki cennete hoş geldiniz der gibi selamlayacak El-Hamra….

El-Hamra

Bu saray ve bahçeleri dünyadayken cenneti göreceğiniz yerdir. Böyle bir ihtişam böyle bir yaşam varmış burada. Otelimiz sarayın tam karşısında ve sabah 14€ ödeyip biletimizi alıyoruz bu şahaseri içimize çekerek yaşayarak geziyoruz.

Sevilla Katedrali ve sağdaki burç Alcazar Sarayı

Sevilla Katedrali

Sevilla Katedrali

Evet Granada’dan sonra şimdi öğleyi tamamladık ve yolumuz Sevilla şehrine gidiyoruz doğru Seville Katedrali’ne yöneliyoruz…Bu katedral gotik tarzada dünyanın en büyük kilisesi olup, ana yapı anlamında dünyanın üçüncü büyük kilisesidir. Kulesi (La Giralda) Emevi Devleti zamanında bir minare kulesidir. Mutlaka buradan şehri seyredin merdivensiz eğimli yeri 94 m tırmanıp zirve yapıyorsunuz. İçerde ise Kristof Kolomb 4 Askerin omuzlarında .

Kristof Kolomb

Granada-Sevilla 2 saat 56 dakika/262 km. Kristof Kolomb’un ise Genova’li olduğu söylenir.Vasiyeti keşfettiği Güney Amerika ülkelerinden birinde gömülmek olan Kolomb’un naaşının Küba veya Dominik Cumhuriyetinden geldiği söylenmektedir. Bu topraklara gömülmek istememesinden dolayı naaşının 4 asker tarafından omuzlarda taşındığı belirtilmektedir. Katedralin hemen yanında yine bir muhteşem eser yer almakta Alcazar Sarayı bu sarayda El-Hamra’nın minyatürü niteliğindedir. Mutlaka ziyaret edin hatta konaklama olarak NH Sevilla Armas oteli tercih edin konum çok merkezi bir nokrtada yer almaktadır. Bahsedilen yerlere ve İspanya Meyda’nına yürüyerek gitme şansınız bulunmakta. Yol kenarları turunç ağaçları ve güzel çiçek kokuları ile alıp sizi başka diyarlara götürecek…Otopark için kenarlarda bizim değnekçi dediğimiz görevlilere 2 € verdiğinizde arabanızı rahat park ediyorsunuz.

Sevilla Colored Market

Sevilla Colored Market

Yemek için nehrin diğer tarafında bulunan Colored Market isimli Pazar yerini mutlaka ziyaret edin meyve sebzeler nefis rengarenk bir görüntü var. Burada Taberna Miami C/San Jacinto, 21-41010 Triana yı ziyaret edin yemekler nefis…

İspanya Meydanı

İspanya Meydanı

Ve artık yola çıkmak için hazırız NH Oteli konum kadar kahvaltısı da nefis söylemeliyim. Ve artık yolculuğumuzun can alıcı noktasına çıkıyoruz LizbonJ 4 saat 35 dakika/454 km tabi sınır filan yok direkt Huelva ‘dan geçiyorsunuz. Burada dikkat etmeniz nokta, benzin istasyonlarında gideceğiniz yön için otoyol kartı alıp (10€ tek gidiş) loto gibi üzerini kazıyıp 00351922298989 no.ya  CTTCD*araç plakası*kazıdığınız kodu sms olarak göndermek ve onay mesajı almak işlemi tamamlıyor. Lizbon’da kullanacağınız köprüler için ödeme yapacaksınız. Başka bir hatta gidecekseniz o hat için ayrıca kart almalısınız. Hava nefis ve Belem’deyiz.

Belem Nata

Lizbon Duvar Resimleri

Lizbon Duvar Resimleri

Portekiz’in en iyi pastanesi  ve natalar bizi bekliyor yanında kahvemizle beraber midemize indirdik tabiki. Yine yeniden yedi tepeli bu nefis şehirdeyiz. Baxia Chiado tabi ve Alfama’ya gidiyoruz önümüzde klasik bir 28 no.lı tramvay Alfama’yı seçiyoruz akşam yemek yiyeceğiz. Şarabımız ve 3 porsiyon ahtapotumuz hazır bir sardalye söyledik nefis bir şişe şarap öndende kırma yeşil zeytin ve zeytinyağı:) 3 kişi 51€ hesap verdik ama bitiremedik tabağı tabiiki:) Sonra güzel bir şehir turu ve Salı yağmur olmasına rağmen Alfama Bit Pazarı’ nı kaçırmadık güzel kadeh ve seramikler aldık tabiki. Tabiki bu şehire arkadaşlarınızla geldiğinizde çok keyifli ama yanınızda eşiniz yada sevgiliniz varsa birlikte bir Fado gecesinde olmak ve gece 2 ye kadar bu ağıt dolu müzik ziyafeti çekmek nefis.Marina-Fado…Marina hem yemek yapıyor hemde Fado!

28 No.lı Tramvay-Alfama

Kısaca yani yanınızda kim olursa olsun burdan gitmek istemeyeceksiniz. Portekizlilerle aramızda inanılmaz bağ var bunu söylemeliyim. Dönerken sanki evinizden ayrılıyorsunuz hissi oluşturuyor bu sıcak şehir ve insanları…

Lisboa-Lizbon

Lisboa-Lizbon

Yağmuru fırsat bilip Vasco Da Gama AVM ziyaret edip peynir ve şaraplarımızı Continente’den alıyoruz, bir tane kart çıkartmanızı tavsiye ederim alış verişten önce. Porto ve Portekiz şarapları nefis söylemeliyim. Baxio Chiado akşam canlı müzik performansı için ideal. Yer olarak tabiki Cafe Brasil’i önereceğim.

Lizbon Meydan.

Akşam yine Alfama’yız nefis bir akşam yemeği balık kalamar şaraplar kırma zeytinlerimiz…Lezzet dünyasına hoş geldiniz. Allahdan yarın dönüyoruz bu yemeklerle 2 günde en az 3 kilo aldık:)…Ve sonuç olarak sabah erken yol alıyoruz yolculuk 7 saat sürüyor ama Portekiz Türkiye’ye göre iki saat İspanya 1 saat geride…bu zaman farkını göz ardı etmemeliyiz…Ve Malagada’yız ama aklımızda ne yalan söyliyeyim yedi tepeli şehirler etkiliyor bizi tıpkı Lizbon Roma İstanbul gibi…

Lizbon

Roma, Rome, İtalya, Italy….

Roma, Amor….

Adını tersden okuduğunuzda AŞK yazan tek şehirdir Roma:) Dünyada benim şehrimden daha güzel yer yoktur diye düşünüyorsanız ve Roma’yı görmemişseniz yanılıyorsunuz. Tabiki herkesin farklı bir penceresi var. Kimine göre alış veriş, kimine göre yemek, kimine göre sanat, kimine göre tarih,…Bu seçeneklerin hepsinin karşılandığı bir açık hava müzesi ve şehir görmek istiyorsanız doğru yerdesiniz yada doğru şehri seçtiniz…

Roma-Rome

Roma-Rome

Açık hava müzesi olarak görebileceğiniz ve bir çok alternatifi bir arada tutan tek  yer Roma’dır. İstanbul’lu olarak o kadar çok ortak özelliğimiz var ki…7 tepe üzerine kurulmuş, çeşmeler eşsiz güzellikte ve içilebilen sular akıyor hala musluklarından…İnsanlar cana yakın ve sohbetler çok canlı, farklı olan sadece konuşma dili İtalyanca, onun dışında tüm yaşam stili aynı. Farklı olarak şehrin güzel Arnavut kaldırımları, cıvıl cıvıl , tertemiz giyinmiş insanlar, kız-erkek- çocuklu Vespa’ nın memleketinde insanlar her yaş grubunda motosiklet kullanıyorlar (ah bizde bu seviyelere gelsek diye düşünmedim desem yalan olur)…Tabi enfes latte, capuccino ve expressoları yudumlarken İtalya’da olduğunuzu anlıyorsunuz. Gitmeden önce en önemlisi rahat ve kaliteli bir spor ayakkabısına sahip olmalısınız. Yanınızda bir fotoğraf makinesi de bulundurmalısınız. Bu başlangıç bilgisinden sonra biraz Roma’yı anlatmak isterim. Ferzan ÖZPETEK Filmi Mine Vaganti (Serseri Mayınlar) den “Kutlama” Italya deyince aklıma geldi ve şarkıyı izninizle ekledim:).

II.Vittorio Emanuele

Efsaneye göre Roma, MÖ 27 Nisan 753 tarihinde Truva Prensi  Aeneas’ın torunları olan Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşler tarafından kurulmuş. Alba Longa”nın Latin kralı Numitor, gaddar kardeşi Amulius tarafından tahtından edilmiş ve Numitor’un kızı Rhea Silvia, Romulus ve Remus’u doğurmuş. Rhea Silvia, Mars’ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiymiş ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmiş. İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden korkan yeni kral, Romulus ve Remus’un boğdurulmasını emretmiş. Dişi bir kurt ikizleri kurtarmış ve büyütmüş. İkizler yeterince büyüdüklerinde Alba Longa tahtını Numitor’a geri vermişler. Ardından kendi şehirlerini kurmuşlar. Ancak Romulus şehrin ilk kralının kim olacağına ilişkin bir tartışmada Remus’u öldürmüş. Böylece şehir Romulus’un adıyla anılmaya başlanmış. Roma şehri Tiber Nehri’nin sığ bir bölümündeki yerleşimlerin gelişmesiyle ortaya çıkmış. Arkeolojik bulgulara göre Roma köyü muhtemelen MÖ 8. yy kurulmuştu ancak bu tarih MÖ 10.yy kadar götürülebilir. Etrüsklerin MÖ 7. yy sonlarında aristokrat ve monarşik bir elit kesim oluşturarak bölgede siyasi kontrol sağladıkları anlaşılmaktadır. Etrüskler MÖ 6.yy sonlarında bölgedeki güçlerini yitirdiler ve bu noktada Latin ve Sabin kabileleri yöneticilerin iktidarını çok daha fazla sınırlayan bir cumhuriyet oluşturarak kendi devletlerini yeniden kurmuşlar.

Piazza del Popolo

Piazza del Popolo

Bu kadar tarih bilgisinden sonra, uçaktan indiniz ve Fiumicino Havalimanı’na geldiniz. Buradan sonra ne yapmalıyız? Şimdi doğruca information noktasına yöneliyoruz özel bilet Roma Pass’da alabilirsiniz (Havalimanı info) 3 gün için 30 € ödüyorsunuz. Roma Pass içinde harita ve ulaşım ücretsiz. Ayrıca ilk iki müze ücretsiz sonra avantajlarınız devam ediyor. Yada günlük sınırsız bilet metro ve otobüs için Tabacco’lardan alacağınız 6 € bilet ücreti ile gerçekleşiyor. Bunların dışında ben önce şehir merkezinde olmalıyım diyorsanız, havalimanından 5 € tek yön (gidiş-geliş 8 €/ kişi) olmak üzere merkez tren istasyona kadar gidebiliyorsunuz. Oradan farklı programları oluşturabilir, yürüme mesafesinde birçok noktaya ulaşabilirsiniz. Roma hem tarih, hem görsel sanatlar açısından hemde alış veriş açısından şölen niteliğinde güzel bir yer. Fikrim ilk gidenlerin 4 tam günü bu şehre ayırmaları yönünde. Hatta 1 gününüzü de iyi planlarsanız. Sabah erken saatlerde Floransa ve Pisa Kulesi için yapabilirsiniz. Vakit müsaitse, Floransa 2 gün olarak da değerlendirilebilir. 1 gün de isterseniz Napoli yaparak haftalık programda oluşturabilirsiniz.

Nerede kalmalıyım sorusuna gelince www.orbitz.com, www.booking.com adreslerinden yada www.rentalinrome.com dan kiralık daire seçebilirsiniz. Bölge olarak önerim Pizza Navona,

Piazza Navona

Piazza Navona

20150117_111510

Piazza Navona

Trevi Fountain, Spanish Steps  bölgeleri ayrıca Vatikan San Pietro Katedrali’ne yakın ama sosyal yaşamın yoğun olduğu Trastevere Bölgesi’ni önermekteyim. Merkezden 62 no.lı otobüs ile önce Vatikan ve buradan 23 no.lı otobüsle Trastevere’ye, merkez dönüş için ise 63 no.lı otobüsü kullanabilirsiniz.

Kısa kısa anlatımların faydalı olacağını düşünüyorum. Piazza San Pietro (Vatikan) ise, Bemini tarafından yapılan büyüleyici bir eserdir. Papa VII. Alexander bazalikanın balkonuna çıktığında olabildiğince insan görmek ister ve 1656 yılında bu meydan Bemini tarafından yapılır. Elips şeklinde etkileyici sütunlarla çevrili 140 aziz heykeliyle taçlanmış bir yapıdır. Papa, pazar günü saat 12 de buradan inanları kutsar. Katedralin büyüklüğü başınızı döndürür. 186 metre uzunluğundaki nef gözünüzde daha büyük görünür. Kubbe 4 devasa ayakla 136 metre yüksekliğe ulaşır. Tasarım Bramabte, bazalika Michelangelo, nef ve ön cephe Mademo…

Colosseo

Colosseo ise, dünyadaki en eşsiz anfitiyatrodur. İmparator Titus 80 yılında yüz gün süren oyunlarda 2000 gladyatör, 900 vahşi hayvanın hayatına mal olan bir açılış töreni yapmıştır. Üç kademeli 55 000 kişilik mekanda izleyicileri  korumak için oturma sıraları üzerine bez gerdirirmiş. Arenanın altında hayvanlar ve vinçlerin olduğu tüneller vardır.

Aşk Çeşmesi -Trevi Fountain

Özellikle Aşk Çeşmesi’nin (Trevi Fountain) çok yakınında yer alan, İspanyol Merdivenleri (Spanish Steps) Roma’nın en mükemmel kent yapılarından biridir. Üçgen şeklinde olan bu yapı Bemini’ye aittir. Yine bu civarda bulunan Panteon ise, antik yapıların en iyi korunmuş olanıdır.118-125 yıllarında İmparator Hadrinaus (Mezarı Sant Angelo Kalesi’nde yer almaktadır.)

Sant Angelo Kale

tarafından yapılmış olan bu görkemli yapı, kubbe genişliğiyle dikkat çeker. Beş sıra ve tek merkezli tavanı sizi belkide en etkileyecek yapıtlardan biridir. II.Vittorio Emanuele ,I.Umberto ve ressam Raffaello’nun mezarları buradadır, Piazza Navona-Papa X. Innocentius 17. yüzyılda meydanı yeniden düzenledi Borromini Saray ile Santa Agnese in Agone Kilisesi’ni yeniden inşa etti. Bemini devasa Fontana dei Quatro Fiumi’yi tasarladı. Bu çalışmalar meydanı eşsiz hale getirmiştir. Piazza del Popolo’ yu 16. Yüzyılın başında bu meydan sadece Santa Maria Del Popolo ile çevriliydi. Papa V.Sixtus 1589 ylında Mısır Firavunu 2. Ramses’den kalma dikilitaşı buraya koydurttu. 1675 yılında Rainaldi Via Del Corso’nun iki yanına birbirinin eşi iki kilise ekledi ve 19.yüzyılda Valadiler meydana iki yarım daire ekledi ve burayı Pincio’ya bağladı….

Spanish Steps

Bu bölgede özellikle İspanyol Merdivenleri çevresinde kahve için mutlaka 250 yıllık tarihi olan Antico Caffe Greco’yu (Via Condotti No 86 bu sokaktada iyi markalar yer alıyor.) ziyaret edin. Stendhal, Ungaretti, Leopardi gibi ünlü yazarlar 1760 yılında açılan bu kafetaryanın kanepelerinden gelip gittiler. Hala Fraklarla servis yapılan bu cafe bence İtalya’da eşi olmayan enfes bir yer.

Cafe Greco

Burada Tramisu ve Latte öneririm. Affınıza sığınıp yandaki tremisuyu yarıladım. Oturarak yerseniz ikisi için 23€, barda içip atıştırırsanız 8 € verirsiniz. Seçim sizin tüm tatlı ve içecekler mükemmel. Sonra İspanyol Merdivenleri’nde biraz mola ve sonra Via Del Babuino üzerinden Piazza del Popolo’da mola verip, cadde üzerinde ve dönüşünüzü  Via del Corso ve bu caddeyi dik kesen sokaklar alış veriş için ideal yerlerdir. Via Del Corso’ya paralel Via Del Babuino ‘da unutmamak lazım:)

Panteon

Piazza Navona’ya gitmeden önce Pantheon da bir mola verilmeli. Özellikle Fontain Trevi (Aşk Çeşmesi ) Nicolo Salvi’nin bu ünlü ve ölçüsüz çeşmesi 1762 yılında yapılmış,  gece gündüz açık ve çeşmeye arkanızı dönüp dilek dileyip para atıyorsunuz. Dilek dışında bir daha Roma’ya geliyorsunuz demektir:) Burada özellikle DeSpar marketlerden içecek, şarap, zeytin, peynir meyve temin edebilirsiniz. Özellikle Chianti’de ( IL Chianti-Via del Lavantore 81/82A Fontana Di Trevi) mutlaka yemek yemelisiniz. Ama önce rezervasyon yapmalısınız. Ortalama şaraplar şişe 20 € pizzalar 12 €  civarı yani iki kişi tatlı dahil 50-60 € çıkabiliyorsunuz. Tatlı olarak ise, burdan çıkışta aşk çeşmesi ters istikamete yürüyüp ilk sola dönün Roma’nın en iyi dondurmacısında olacaksınız. Gelato di San Crispino Via della Panetteria,42 Roma,  (Trevi)

Antico Grattoria Pietro al Pantheon

Özellikle enginar mevsimi mutlaka deneyin…hele birde kızarmış enginar varsa (kılçıksızve  inanılmaz lezzet-Carciofi alla Giudia) şarapla antipasti (atıştırma tabağı), parma şehrinin peyniri genellikle makarnalar üzerine garnitür olarak kullanılan ünlü parmesanı ve tuzsuz domates zeytinyağı ile servis edilen Mozzarela denenmeli, ikinci yemek için önereceğim yer Antico Grattoria Pietro al Pantheon (Via dei Pastini 125 Pantheon’a yakın ara sokakta) nefis ve özel yerler. Birde Trastevere de tatlı tuzlu ve atıştırmalık şarap kahve alacağınız nefis yer var…Onun dışında aralarda birçok lezzet durakları mevcut tripadvisor önerileri yüksek yıldızları tercih edin pişman olmayacaksınız.

Carciofi alla Giudia-Kızarmış Enginar

Alışveriş için 155  € minimum sınır var. Sonrası ortalama %12 tax free geri dönüş alıyorsunuz. Ocak ve Temmuz ayları mağazalarda ilk cumartesi indirim başlıyor bilginize bu tarihlerde alış veriş daha mantıklı ortalama indirim oranları % 30-40 gibidir…Cafelerde oturmanın bedeli ayakta yemek- içmeye göre 3 misli pahalı bilginize…Numaralı ve güneş gözlükleri ve daha bir çok tasarım harikası seçenekleri gözlemleyeceksiniz. Kalabalık yerlerde pasaport ve cüzdanınıza hakim olun ve dikkat edin. Genellikle iyi giyimli turistler dışında cep tel ve fotoğraf makinenizi emanet etmeyin…

Piazza del Popolo

Vatikan

 

Thassos, Thasos, Taşözü Adası, Alexandroupoli, Dedeağaç, Keramoti, Kavala, Motosikletle Yunanistan, With Motorcyle Greece

Thassos, Thasos, Taşözü Adası, Alexandroupoli, Dedeağaç, Keramoti, Kavala, Motosikletle Yunanistan, With Motorcyle Greece

Seyahate başlamamız bu konuşmalarla başlamıştı:Yunanistan ne farkı var, zaten adaları görmüştük, Kos, Midilli, Rodos…Bu konuşmaları kendi içimizde yapıyorduk. Bizim bir sürü görülecek yerimiz var, konuşmalarından sonra pazar sabahı çalıştırdık motosikleti ve sabah 6 da hareketimiz başladı. Hava biraz serin sabahın erken saatleri tabiki. Sonra ilk molamızı Özcanlar Köfte Tekirdağ çevreyolunda verdik. Bir pazar kahvaltısına buraya denk gelmelisiniz herşey var burada. Kahvaltı açık büfe olunca molamız iki saate uzadı tabi:) Evet tekrar çalıştırdık motorumuzu rota İpsala saat 11 gibi sınır kapısındayız. Öncelikle burada olmazsa olmazlardan iki konu var schengen vizeniz dışında. Birincisi anakara parçası olduğu için adalardaki gibi ehliyetimiz geçerli değil, bu sebeple TTOK (Turing Otomobil Kurumu) dan beynelmiyel yıllık ehliyet çıkarıyorsunuz. Bu belgeyi ilk defa çıkarıyorsanız 375 TL hazırlayın artık kredi kartı geçiyor. Yok eskiden sahipseniz, yanınızda olması şart bu belgeyi verip belgeyi bir yıllık yenilediğinizde 200 TL veriyorsunuz. Yanınızda tabiki iki vesikalık resim gerekli. Sonra birde aracınıza yeşil sigorta denilen işlemi yapıyorsunuz. Bu belgeyi Türkiye’deki sigorta aracı kurumunuzla yada ehliyet çıkarırken TTOK anında İpsala’dan çıkarabilirsiniz. Araba 15 günlük 63 €, motosiklet 15 gün 43 € …. Süre değiştikçe rakamlar artıyor. Bu işlemleride hallettik ama yurtdışı çıkış harcını buraya bıraktık işte:(  Bu işlemler biraz vakit alıyor söylemeliyim. Bu sebeple bu işlemleri burada TTOK merkezi ve bankalardan da yurtdışı çıkış işlemini halletseniz zaman kayetmezsiniz. Saati 13 yaptık. Meriç üzerindeki köprüden mavi beyaz renkli bayrağı olan komşunun tarafındayız nihayet. Hareket halindeyiz sınırdan 29 km sonra Alexandroupoli (Dedeağaç) deyiz. Biraz acıktıkmı ne….sahile güzel bir tavernaya geçiyoruz tam deniz fenerinin yanında. Önce atıştıralım istedik. Gümüş balığı, sardalya, greek salatamız ve malamatina (retsina-çam fıçılarda bekletilen tam kuru beyaz şarabımız 500 cc) buz gibi masamızda bunları afiyetle midemize indirdikten sonra 22 € hesabımızı ödeyip yüzümüzü yıkıyoruz. Yola devam edeceğimiz için, frappe soğuk kahve molamızı veriyoruz. Ayaklarımızı uzatıp şirin bir sokakta, frappelerimizi yudumladıktan sonra yola devam ediyoruz.

Aleksandroupoli Frappe

Aslında Thasos için yemek yediğimiz yerde Alev isimli bir arkadaş hemen limandan kolayca Thasos a gideriz demişti, ama durum hayal kırıklığı tabi…Sadece Keramoti’den bu programın olduğunu öğreniyoruz. Havada biraz gri bulutlar var. Aslında yağmurluk ve uzun kollu bir kıyafetimizde yok dememize gerek kalmadan yağmur atıştırmaya başladı. Bir üstköprü altına sığındık. 135 km yolumuzun (Alexsandrapouli-Keramoti) bir kısmını katettik ama 90 km var hala…birisi gökyüzünün ipini çekti yağmur sağanak ve bardakdan boşanırcasına bu böyle olmaz devam edelim diyoruz. İnanılmaz bir yağmur ve sadece ayakkabılarımıza bir poşet geçirebildik hava geçirebilen bu montlar şimdi çok hoş olmadı. Demekki kıssadan hisse, hava çok iyi olsa dahi yağmurluklu bir tulum bu seyahatlerde olmazsa olmazınız olmalı. Ayakkabınız varsa onlar içinde 6 poşet gibi boş torba arkanızda yer almalı. Sırılsıklam vaziyette sağanak yaz yağmuru altında Chrisoupoli çıkışına vaziyette ulaşıyoruz. Sonra 22 km sahilden yolumuz var yağmur hız kesmiyor ve saat 18 de Keramoti’deyiz. Normal şartlarda molaları keserseniz Halkalı gişelerden 5 saat sonra Keramoti’de olursunuz. Gişelerden İpsala 230 km. Sınırdan ise Alexsandrapouli 29 km ve oradan 142 km sonra Keramoti’de oluyorsunuz. Biletlerimiz tek yön 3 € kişi başı motosiklet 5 € olmak üzere ücret tarifesi var ortalama her yarım saatte modern feribotlar çalışıyor.

Thassos Map

Gemiye bindiğimizde  dinmiş olan yağmur Limenas’a yanaşırken tekrar başlıyor…ve nihayet kalacağımız yere ulaşıyoruz. Thasos için önemli bir hatırlatma yapayım yanınızda mutlaka nakit bulundurun birçok yerde kredi kartı almıyorlar bilginize… Panos Studios Skala Sotiras bu yorgunluğa güzel bir uyku…Sabah güzel kuş sesleri ve güneşle uyanıyoruz. Sahil inanılmaz dingin. Heryer çam ve zeytin ağaçları yemyeşil bir bitki örtüsü ve dantel gibi koylar. Adada, kuzeyde Limenas Limanı var.

Glikadi Beach&Motorcyle

Glikadi Beach&Motorcyle

Buradan itibaren yani Kuzey-Kuzey Doğu ve Güney- Güney Doğu adanın nefis bölgeleri söylemeliyim. Neden mi Thasos güzel çünkü 80 tane beach var yanlış duymadınız. Hatta 8 tanesi mavi bayraklı. Tercih sizin birde güneyde Tripiti ve Pefkari ile Limenera arasında tamamen çıplak denize girebiliyorsunuz.

Glikadi Beach

Plajlardan hepsi ayrı güzel kalabalık değilse Aliki Beach ve kötü 4 km yoluna rağmen Marble Beach benim favorilerim. Buna Glikadi gibi modern sadece içtiğinize para verdiğiniz rakamların çok makul olduğu plajı özellikle söylemeliyim. Şemsiye ve şezlong free bedava yani.

Thassos No Name Beach

Bazı plajlarda iki şezlong ve şemsiyeye 5 € veriyorsunuz. Mesela benim gittiğim Aigos Ioannis öyleydi. Bu koy ve deniz için tek kelime sarf edilir nefis. Ama heryerde yemek içecek fiyatları eşit ve uygun, kazıklanırım diye korkmayın. Nefis sıcaklar, mezeler ve deniz mahsulleri güzel bir Barbayani Uzo (yeşil-mavi ikiside nefis) veya ben retsinalı çam reçineli tadı olan kuru tek markayı geçerim Malamatina buzzzz gibi her plajda ve restaurant’da var deneyin mutlaka derim. Sonra size iki tane köy önereceğim. Oğlak/keçi eti ve/veya kokoreç kömür ateşinde kaçırmayın bu ziyafeti. Birincisi Panagia bayağı popüler olmuş…ama güneydeki Theologos benim tercihim Potos’dan 10 km içeri giriyorsunuz. Tipik bizim köylerimiz gibi yeriniz varsa bal, küçük tam boy limon ve mandalina reçelini mutlaka alın,  zeytinyağı fırsatını (arabanız varsa) kaçırmayın derim. Aliki, Paradise, Astris, Liadi, Glikadi, Tripiti, Golden, Makriamos, Kamari, Psili Amos, Tripiti, Pefkari, Skala/Kalirachi-Rachoni-Prinos…gibi plajlar var. Bu plajların bazıları çok bakir ve arazi aracınız yoksa biraz yüksek araçları tercih etmelisiniz. Yada benim yaptığım gibi motosiklet:) Motosikletin ciddi avantajı var (enduro) her yola rahat girdiğinizgibi trafik yoğunluğu olan yerlerden muaf oluyuyorsunuz. Bir de motosiklet konusunda gerçekten her ülkede güzel bir dostluk ve yardımlaşmanın olduğunu söylemeliyim.

Aliki Beach

Şimdi kızıyorum kendimize geceliği 30 € yüksek sezonda oda fiyatı var, plajlar ücretsiz ve ücretlisi bile 5 € şezlong ve şemsiye dahil. Plajda 3 € 500 ml beyaz şarap veya 2 € bira alıyorsunuz. Yemekler ortalama iki kişi 20-40€ arasında ve içinde 200 ml alkol uzo yada 500 ml beyaz şarap dahil, dantel gibi koylar kazıklanma riskin yok…bunları toplayıp çarpıp böldüğünüzde aklınıza ne gelir….

Marble Beach

Marble Beach

Benim yeni favori yerim artık Bozcaada değil kusura bakmayın, Thassos. Gün doğumu, günbatımı ve yemek taverna keyiflerine fazla değinmedim…ama müptelası olacaksınız buranın söyleyeyim:)

collage_20150425135817542_20150425135835690

Theologos&Panagia

Aigos Ioannis Restaurant

Aigos Ioannis Restaurant

Kavala Old City

Kavala Old City

Aigos Ioannis Beach

Thassos Liman